Akdemir Acılık’tan çıkmam diyor!

Uzun süre,

Acılık çukurları hakkında,

Yazılar yazmıştım.

Akabinde,

Başkan Akdemir açıklama yapmış,

Önce Acılık’ı parke yapacağını,

Daha sonra,

Fikir değiştirerek,

Sıcak asfalt ile devam edileceğini belirtti.

Dedik ki, “Bu sefer olacak galiba” …

Dört aydır bekliyoruz dostlar.

Eve gidiyoruz,

Yağmur yağmasın diye dua ediyoruz.

Ben Acılık yapılmıyor demiyorum.

Dört aydır,

Mehteran Bölüğü gibi,

İlerlediğinden bahsediyorum.

İşçiler iki ileri bir geri, “Şanı büyük Muharrem Hoca, Acılık’tan çıkmam diyorrrrrr” şeklinde,

Bilinmiş marşları mırıldanıyor.

Acılık,

2.Dünya savaşından kalma gibi.

Her yerde siperler mevcut.

Solcu işçiler,

Siperlerde çalışırken,

Ses yükseliyor,

“Gün doğdu hep uyandık siperlere dayandık!”…

Bazı apolitik işçi ve amirler ise,

Köçek havası eşliğinde göbek atıyor.

Artık bu sıcakta da asfalt dökülmezse,

Akdemir sonbahar yağmurlarını bekliyor galiba.

Belki de,

Asfaltta Konya’da geliyordur.

Bilemem tabi.

*             *             *             *             *             *            

İYİ PARTİ’DE SON VİRAJ!

İYİ Parti’de işler kızışıyor.

Ankara’da temaslar yapıldı.

Görünen şu ki;

İl başkanı kesin değişecek.

16-23 Temmuz arası,

Her şey değişecek.

Değişim rüzgarı,

Zonguldak’ta da esecek.

Teşkilatta bulunanlar,

Kulaktan kulağa konuşuyor.

Burçlar,

Bayraktar’ını bekliyor.

Çok kavga,

Çok gürültü olacak belli.

Bakalım süreç nasıl işleyecek?

*             *             *             *             *             *

Kul Taksimi mi Allah Taksimi mi?

Nasreddin Hoca merhuma, talebelerinden biri bir torba ceviz getirir. Hocaefendi, sınıftaki çocuklara hitaben:

-Bu cevizleri kul taksimi mi yapalım, Allah taksimi mi? diye sorunca, çocuklar: Allah taksimi yap hocam, derler. Hocaefendi, torbayı eline alarak, kimine bir avuç, kimine bir tane, kimine üç avuç, kimine hiç, kalanını da torbayla birine verir. Ceviz alamayan çocuklar: -Hoca, hani bize ceviz, derler. Hoca: -Çocuklar, baştan size sordum. Allah taksimi istediniz. Allah'ın taksiminde adalet değil, ihsan (lütuf) esastır. Allah, lütfundan dilediğine verir, dilemediğine vermez. Kimine az verir, kimine çok. Hiçbir varlığın ona, "niye böyle?" diye sormaz hakkı yoktur. Mülk sahibi mülkünde dilediği gibi tasarruf eder.

YORUM EKLE

banner5

banner4