AKİDE ŞEKERİ

Malûm bayram yaklaştı ,
Hepimizde bir telaş ;
Nereye tatile gitsek ,
Nerede vakit geçirsek.
Oysa böyle mi olmalıydı.
Bayramlar  değilmiydi bizleri birbirimize yakınlaştıran ,
Küsleri barıştıran , 
Sevincimize sevinç katan...
Toplum olarak kaybettiğimiz değerlere galiba yavaş yavaş bayramlarımızı da ekleyeceğiz. 
Zamanla uzaklaşıyoruz.
Aslında ne güzel yaşanırdı bayramlar.
Şarkılarda bile anlatılırdı.
"Bugün bayram erken kalkın çocuklar giyelim en güzel giysilerini."
Evet şarkının dediği gibi önce kıyafet alışverişi ile başlanırdı. 
Bayram hazırlığının en önemlisi evde yaşanırdı. 
Bir hazırlık sormayın. 
Temizle temizle bitmezdi bayram temizliği. 
Sonra gelsin tatlı ,anneler komşu teyzelerle elbirliği ile baklava yapılır ,
Dolmalar sarılır, börekler açılırdı. 
Çocuklar kıyıdan , köşeden  bir parça tatlı kapmak için bayramı bekleyemez ,

Gereken ayar anne tarafından hemen verilirdi.
Bayramların olmazsa olmazı şeker...
İşte en önemli alışveriş buydu. 
Çocuklar için akide şekeri ( susamlı , fındıklı) , 
Harçlık için mendil ( çoğu çocuk bilmez kumaş mendili) ,
Kırk yıl hatırı olsun diye de kahve alınırdı.
En güzeli bayram sabahlarıydı. 
Evin babası bayram namazından gelir ,
Hep birlikte kahvaltı edilir ,
Baba ve anneden başlayıp eller öpülür harçlıklar alınırdı. 
Sonra doğru komşulara şeker toplamaya gidilir , 
Karın ağrısı ile akşam olurdu.
Şimdilerde bunların hiç birinden eser kalmadı. 
Ne akide şekeri kaldı ,
Ne mendil arasında verilen bayram harçlığı , 
Ne de bayramlaşmalar..
Şekerlerimiz belki şimdi daha süslü , 
Çeşit çeşit fakat ikram edecek kimse yok. 
Yol gözleyen büyükler , 
El öpmeyi bilmeyen çocuklar. 
İşte geldiğimiz noktada bu.
Hiçbir şey için geç değil , 
Önümüz bayram.  
Gelin hep beraber akide tadında bir bayram geçirelim. 
Anlatalım çocuklarımıza , 
Yaşatalım bayramlarımızı. 
Eskilerin dediği gibi bu bayram
 "El öpenleriniz çok olsun "
Hepinize akide tadında mutlu bayramlar...

Okunma Sayısı: 1987
YORUM EKLE

banner13

banner4