Ramazanda sağlıklı beslenme ve spor

Düzce Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kürşat Karacabey, Ramazan ayında sahur ve iftarın birbirinden uzak saatlerde yenen öğünler olduklarına dikkat çekerek, bu manevi ay içinde spor yapanların beslenmesinin önemli hale geldiğini söyledi.

Ramazanda sağlıklı beslenme ve spor

Ramazanda sporu nasıl yaparız?
İbni-Sinanın yüzyıllar önce sağlıklı ve uzun yaşamın sırını beslenme, uyku ve hareket olarak üç temel prensibe bağladığını hatırlatan Prof. Dr. Karacabey, Bu mübarek ayda bende bu prensiplere bir madde daha eklemek istiyorum. ‘İnanç ve iman olmadığı sürece diğer prensiplerin anlamsız kalacağı düşüncesindeyim. Ramazan ayında oruç tutarken iftar ve sahurda nasıl beslenmemiz gerektiği ve bu ay içinde nasıl spor yapılacağı sağlıklı yaşam açısından önemli bir konudur. Özellikle iftarda bir çoğumuz maalesef yanlış beslenmektedir. İftara ılık su ile başlamak suyun bağırsaklara geçme sürecini hızlandıracaktır. Daha sonra tatlı ve meyve yemeli sonra salata ve yemek yenilmelidir. Her şey den önce, Ramazan ayında nasıl yemek yenilmelidir? Bu en önemli konudur. Aksi takdirde hastalıklara davet çıkarırız. Yemekten sonra yenilen meyve ve tatlı hazmını tamamlayamaz ve midede kalır. Yemekten sonra içilen su ve benzeri içecekler yemeği sindirime başlamış midedeki asiti seyreltir ve sindirim sürecini uzatacaktır dedi.

İklim ve bölgesel sıcaklıklara dikkat
Ramazan ayında sporcuların, ülkemizin bölgesel sıcaklık dağılımını da göz önüne alması gerektiğinin önemine değinen Karacabey, Havanın sıcak olduğu saatlerde spordan uzak durulması gerekmektedir. Ama bu ifademden spor yapmayın anlamı çıkarılmamalıdır. Bu yıl Ramazanın Haziran ayına denk gelmesi gündüzlerin uzun olması, aç ve susuz kalma süresinin uzun ve aşırı sıcakların vücudumuzu olumsuz etkileyecek olmasından dolayı spor yaparken çok dikkatli olunmalı şeklinde konuştu.

Ramazanda spor yapanlara beslenme önerileri
Öte yandan, Ramazan ayı içerisinde beslenme eyleminin sahur ve iftar olmak üzere birbirinden uzak saatlerde yenen iki öğünden oluştuğunu anlatan Karacabey, Spora başlamadan önce birkaç gün vücudumuzun oruca adaptasyonun oluşmasını beklememiz doğru olacaktır. Metabolizmamızı hazır hissettiğimiz zaman fiziksel aktiviteye yer vermemiz sağlığımız açısından doğru olacaktır. Aksi takdirde kan şekeri düşecek, bayılma veya ciddi sağlık problemleri ile karşı karşıya kalınabilir. Ramazan ayında oruçlu iken egzersizin herhangi bir sağlık problemimiz yok ise kurallara uymak şartı ile bir sakıncası yoktur. Ancak oruç tutan kişilerin gündüz saatlerinde besin ve sıvı alımından uzak durması gerektiğinden, sağlık problemi olan kişilere için egzersizin olumsuz etkileri olabilecektir. Sıcak havanın etkisi ile vücudun su ve mineral dengesi bozulacak ve bu depolar uzun süre doldurulamayacağı için vücut için olumsuz etkiler yaratabilecektir. Bu nedenle egzersizlerimizi sabah erken saatlerde ve iftardan yaklaşık bir saat önce olacak şekilde planlamamız doğru olacaktır. Ayrıca İftardan sonra yapılacak düşük tempolu egzersizler için mutlaka en az 1 veya 1,5 saat bekledikten sonra başlanması daha doğru olacaktır. İftardan sonra yapılacak hafif tempolu fiziksel aktiviteler metabolizmayı dengede tutacak, yenilen yemeğin sindirimine yardımcı olacaktır. Ayrıca İftardan sonra kılınan Teravih namazları ibadet olduğu kadar iyi bir egzersizdir diye konuştu.

Niyetli iken spor ortamı önemli
Prof. Dr. Karacabey, açıklamasını şu şekilde sürdürdü:
Niyetli iken spor yapacağımız ortam da çok önem arz etmektedir. Bu nedenle fiziksel aktivite yaptığımız ortamın serin ve havadar olmasına mutlaka dikkat edilmelidir. Sıcak ortamda yapılacak fiziksel aktivite vücutta su ve mineral dengesini olumsuz etkileyecektir. Şiddeti yüksek uzun süreli ve aşırı terlemenizi sağlayan egzersizlerden bu ay içinde kaçınılmalıdır. Daha çok bisiklet, yürüyüş, yoga, düşük şiddetli aerobik egzersizler tercih edilmelidir. Sporcular ise Ramazan ayında mutlaka antrenmanlarını hafifletmelidir. Çünkü bu dönemde metabolizma düzenli diyet programının dışına çıktığı için sağlık açısından aşırı yüklenmeler olumsuz etkilere yola açacaktır. Zaman aralıklı iki öğün diyet programı olduğu için metabolizmamız enerji sağlanmasında zorluklar yaşayacaktır. Bu nedenle antrenman programlarımız Ramazan ayı öncesine göre daha hafif olmalıdır. Sonuç olarak; oruç ibadetinin ve egzersizin temelinde yatan ana fikir iradeli olmak ve devamlılıktır. Şöyle toparlayacak olursak; Ramazan ayı, 11 ay boyunca yoğun çalışan metabolizmamızın bir toparlanma ve bakım sürecidir. İnanç, iman ve doğru uygulanacak antrenmanlar ile sağlığımız açısından önem arz etmektedir.

Güncelleme Tarihi: 30 Mayıs 2017, 07:50
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER