KADINLAR…

KADINLAR…

Son zamanlarda tüm muhalefet partileri kadınlara yönelik politikalarını geliştirme ve iyileştirme peşindeler…
Çünkü muhalefet parti üyeleri olan erkeklerden ümidini kesti… Çünkü erkekler pasif… Çünkü erkekler korkuyorlar…
Ama kadınlar öyle mi? Meydanlara döküldüklerinde verdikleri mesajlara iktidar bile hayır diyemiyor, kadınlara ses çıkaramıyor, erkek çoğunluğun katıldığı protesto gösterilerinde şiddete kolayca başvurabilenler kadınların gösterilerinde sus puslar. Sıkıysa bir fiske vursunlar da görelim…
Kadınlar her konuda güçlü…
Bunun için en güzel yorumu kadınlarla ilgili şiirinde yapmış ünlü Türk Şairi Nazım Hikmet;
O şiirin bazı mısraları şöyle:
………
 Kağnılar yürüyordu yekpare meşaleden tekerlekleriyle
Ve onlar
ayın altında dönen ilk tekerlekti.
Ayın altında öküzler
başka ve çok küçük bir dünyadan gelmişler gibi
ufacık kısacıktılar
ve pırıltılar vardı hasta kırık boynuzlarında
ve ayakları altından akan
toprak,
toprak,
ve topraktı.
Gece aydınlık ve sıcak
ve kağnılarda tahta yataklarında
koyu mavi humbaralar çırılçıplaktı.
Ve kadınlar
birbirlerinden gizleyerek
bakıyorlardı ayın altında
geçmiş kafilelerden kalan öküz ve tekerlek ölülerine.
Ve kadınlar
bizim kadınlarımız:
korkunç ve mübarek elleri
ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle
anamız, avradımız, yarimiz
ve sanki hiç yaşanmamış gibi ölen
ve soframızdaki yeri
öküzümüzden sonra gelen
ve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımız
ve ekinde, tütünde, odunda ve pazardaki
ve kara sabana koşulan ve ağıllarda
ışıltısında yere saplı bıçakların
oynak, ağır kalçaları ve zilleriyle bizim olan
kadınlar,
bizim kadınlarımız
…….
Evet; böyle haykırmış büyük usta ve partilerimiz de bunun daha yeni farkına varmış. Kadınlara listelerde yer vermeyen, seçimlere sokmayan, yedek parça muamelesi yapan tüm muhalefet şimdi uyandı ve ülke kadınlarına kol kucak açmaya başladı.
Bunlardan biri de yeni kurulan DEVA partisi!
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, partisinin Kadın Politikaları Başkanlığı tarafından düzenlenen “DEVA Kadında Zirvesi”nde konuştu. Siyasi kavgaların kaybedeninin kadınlar olduğunu vurgulayan Babacan, siyasetin kadınların uzlaşmacı yaklaşımına ihtiyacı olduğunu söyledi. Babacan şu ifadeleri kullandı:
“DEVA PARTİSİ’Nİ KIZ KARDEŞLERİYLE EL ELE VEREN KADINLAR BÜYÜTECEK”
“Ülkemizin tüm demokrat kadınlarını özgürlük, eşitlik, adalet ve zengin bir Türkiye için DEVA Partisi’ne davet ediyorum. Ekonomik dar boğazdan ve politik sıkışmışlıktan ancak kadınların aklı, fikri ve emeğiyle kurtulabiliriz. DEVA Partisi’ni kız kardeşleriyle el ele veren kadınlar büyütecek.
“TARİHİMİZDE KADIN HAREKETİ ÇOK GÜÇLÜDÜR”
“Ağırlıklı olarak erkeklerin egemen olduğu bir siyaset sahnesi var. Oysa tarihimizde kadın hareketi çok güçlü. Daha cumhuriyet ilan edilmemişken, tüm itirazlara rağmen Nezihe Muhiddin ve on üç kadın arkadaşı ilk kadın şûrasını toplamıştı. Her gün cinsiyetçi hakaretlere maruz kalmalarına rağmen şehir şehir çalıştılar. Kadınların mücadelesi, başka ülkelere göre çok daha erken bir tarihte, 1934 yılında, seçme ve seçilme hakkını kazanmalarıyla taçlandı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün teşvikleriyle ülkemiz, dünya kadın hakları mücadelesine altın bir sayfa yazdı.
“SİYASİ KAVGALARIN EZİLENİ HEP KADINLAR OLDU”
“Ülke politikasının en şiddetli tartışmaları, keskin ideolojik kutuplaşmalar ve rejim kavgaları kadınlar üzerinden yürüdü. Çağdaşlık tartışmaları kadının konumu üzerinden yapıldı. Laiklik kadının kıyafeti üzerinden tartışıldı. Dindarlık kadının başörtüsüyle anıldı. 28 Şubat döneminde başörtüsü bahanesiyle kadınlar eğitim ve çalışma hayatından uzaklaştırıldı. Siyasi kavgalarda koçbaşı olarak kullanıldılar, bu kavgaların ezileni oldular.
“SİYASETİN KADINLARIN EMPATİ KURMA YETENEĞİNE İHTİYACI VAR”
“Karar mekanizmalarındaki çeşitlilik başarıyı artırıyor. Yeni bir siyasi kültürü, farklı bakış açıları kazanmış kesimler beraber inşa edebilir. Kadınların siyasete katkısı, yeni siyasi kültürün mihenk taşıdır. Siyasetin, kadınların nezaket diline ihtiyacı var. Müzakereci ve uzlaşmacı yaklaşımına ihtiyacı var. Kadınların ötekileştirilenlerle empati kurma yeteneğine ihtiyacı var.
“KADINLAR MUCİZELER YARATSA DA İKİNCİ SINIF PARTİLİ MUAMELESİ GÖRÜYOR”
“Kadına biçilen siyasi misyon, aile içi rollerin siyasetteki uzantısı oldu. Bugün de partili kadın, partinin ‘destek gücü’ olarak konumlandırılıyor. Kermes yamak, bağış toplamak, yoksullara yardım etmek, kurslar açmak gibi faaliyetlerle ‘destek gücü’ olarak görülüyor. Kadınlar üzerlerine düşen görevi fedakârca yerine getiriyorlar. Mucizeler yaratıyorlar ama ikinci sınıf partili muamelesi görmekten kurtulamıyorlar. Kadın kimliği sadece aileyle özdeşleştirilmeye çalışılıyor. 
“KADINLARLA HER KADEMEDE YAN YANA ÇALIŞIYORUZ”
“Biz kadınları ana kademelerin ‘yardımcı güçleri’ ya da seçimden seçime sahaya sürülecek ‘yedek kuvvetler’ olarak görmüyoruz. Yeni bir siyasi kültür için kadınlarla her kademede yan yana çalışıyoruz. Bu yüzden ‘kadınlar kolu’ kurmadık. Bütün parti organlarında yüksek cinsiyet kotaları koyduk. Pariteyi sağlamayı hedefliyoruz.”
Durum böyle işte…
Partiler yeni uyandı ve gelecekte de bizi daha değişik seçimler serisi bekliyor…

Güncelleme Tarihi: 05 Mart 2021, 10:59
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner5

banner12

banner38

banner4

banner37

banner39