Preveze Deniz Zaferi etkinlikleri beğeni topladı

Preveze Deniz Zaferi etkinlikleri beğeni topladı

Preveze Deniz Zaferi etkinlikleri beğeni topladı

Karadeniz Ereğli’de Türk Denizcilik Tarihinin en büyük deniz zaferi olan Preveze Deniz Zaferi’nin 481. Yıldönümü ve Deniz Kuvvetleri Günü dolayısıyla anma etkinliği düzenlendi. Törende bir sunum gerçekleştiren Deniz İkmal Yüzbaşı Egemen Kar, “Kazanılan zaferin en önemli sonucu,  Osmanlı imparatorluğunun gerçekte bir deniz ülkesi olduğunu ve yaşayıp gelişmesi için her yönüyle denizci bir devlet olması gerektiğini zamanın yöneticilerine zamanın yöneticilerine kabul ettirerek devlette ve millette denizcilik bilincinin oluşmasını sağlayabilmesidir” dedi.

Hüseyin Tatoğlu Kültür Merkezi’nde düzenlenen etkinliğe, Karadeniz Ereğli Kaymakam Vekili ve Alaplı Kaymakamı Vedat Yılmaz, Karadeniz Bölge ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Hüseyin Sami Uyar, Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık, İlçe Emniyet Müdürü Ferdi Kuyu, İlçe Milli Eğitim Müdürü İsmail Aksoy,  Erdemir Genel Müdürü  Salih Cem Oral, askeri ve sivil erkan ile öğrenciler katıldı.Törende saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu.

Daha sonra, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Adnan Özbal’ın Preveze Deniz Zaferi ve Deniz Kuvvetleri Günü dolayısıyla yayınladığı mesaj okundu.

Deniz İkmal Yüzbaşı Egemen Kar, günün anlam ve önemine ilişkin konuşmasında Barbaros Hayrettin Paşa’nın yönettiği Osmanlı donanması ve Andrea Dorya komutasındaki Haçlı donanması arasında gerçekleştirilen Preveze Deniz Zaferi hakkında tarihsel bilgiler verdi.

DENİZ SAVAŞI STRATEJİSİNDE YENİ SAYFA…

Osmanlı Donanmasının kendisinin üç katı bir güce karşı verdiği ve iki taraftan 120 bin kişinin karşı karşıya geldiği savaşın taktik ve sonuçlarını da değerlendiren Yüzbaşı Kar, şöyle konuştu:

“Bu büyük zaferde Osmanlı Donanmasının kaybı, 400 şehit ve 800 yaralıdan ibaretti. Gemi kaybı olmamış. Buna mukabil Haçlı donanmasının kaybı büyük olmuştur. 3 bin kadar esir alınmış, 30’a yakın gemi ele geçirilmiştir. Deniz stratejisi ve taktiğinin esas kurallarının uygulandığı Preveze Deniz Savaşı’ndan aldığımız dersler büyük önem arz etmektedir. Barbaros’un uyguladığı taktikler,  Piyale Paşa tarfından 1560’ta Cerbe’de, 267 yıl sonra Amiral Nelson tarafından Trafalgar’da başarıyla uygulanmıştır. Konu harekat prensipleri açısından ele alındığında, Barbaros’un haçlı donanmasının yenilgiye uğratılmasının, Akdeniz’deki Osmanlı üstünlüğünü perçinleyeceğini değerlendirmesi, hedefin kesin olarak belirlendiğini göstermektedir. Osmanlı donanmasının Preveze’de kalmayıp açık denizde haçlı donanmasını arayarak muharebeye girmesi ve inisiyatifi ele alması, Osmanlı gemilerinin haçlı donanmasına nazaran az ama düşman gemilerinden hafif ve hızlı olması, topçuların eğitim yönünden muhasıma göre üstün olması Barbaros’a yüksek moralle kuvvetlerini kullanma serbestisi getirmiş ve kesin sonucu harekat ile sonuç alınmıştır.

Sayıca düşmana göre üçte bir olan muharebe gücü, usta komutanlar tarafından maharetle kullanılarak askeri kuvvetle hedef elde edilmiş ve kuvvet tasarrufu sağlanmıştır. Barbaros, sayıca üstün düşman karşısında gemilerin sürat üstünlüğünden istifade etmiş,  düşman atış menziline girmeyerek, kendi toplarının atış üstünlüğüyle düşmanı saf dışı bırakacak bir taktik kullanarak, manevra prensibini fevkalade uygulamıştır.”

SONUÇLARIYLA TARİH YAZDI…

Barbaros’un emir komuta zincirine tamamen hakim olması karşısında, Haçlı kuvvetlerinin ittifak gücü olmasının, zafiyet oluşturduğunu belirten Kar şunları kaydetti:

“Preveze’de sadece taktik bir zafer kazanılmamış, hedeflenen stratejik sonuca da tamamen ulaşılmıştır. Hıristiyan aleminin deniz kontrolü uğruna Osmanlı ile girdiği mücadele tamamen sona ermiş,  Akdeniz’de deniz kontrolünün Osmanlı elinde olduğu perçinlenmiştir. Avrupa kralları kontrolündeki korsanlığın önüne geçilmiş,  deniz ulaştırması emniyete alınmıştır. Böylece,  Fatih Sultan Mehmet döneminden itibaren bir Türk gölü haline gelen Karadeniz ve Kanuni devrinde Kızıldeniz’den sonra Akdeniz de bir Türk gölü haline dönüşmüştür. Kazanılan zaferin en önemli sonucu,  Osmanlı imparatorluğunun gerçekte bir deniz ülkesi olduğunu ve yaşayıp gelişmesi için her yönüyle denizci bir devlet olması gerektiğini zamanın yöneticilerine zamanın yöneticilerine kabul ettirerek devlette ve millette denizcilik bilincinin oluşmasını sağlayabilmesidir.”

Yüzbaşı Kar’ın sunumunun ardından, Türk Deniz Kuvvetleri konulu video gösterimi gerçekleştirildi.

Okunma Sayısı: 4276
Güncelleme Tarihi: 28 Eylül 2019, 17:36
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER