ZÜBÜK SİYASETİ

Zonguldak halen tarih öncesinden kalma siyasi rahatsızlıklarla uğraşıyor.
“Bal tutan parmağını yalar” atasözünü yerine getirmek için, hep “o balı tutan” kişi olma çabaları ve kavgaları bitmiyor. Hızını da kesmiyor. Yalnız o atasözünün anlamı sadece parmak yalamaktan da ibaret olmadığını anlamıyorlar.
Dünyaya fetihleri ve uygulamaları ile örnek olmuş Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde “Hasta Adam” haline gelmesinin sebeplerinden biri de bu değil mi?
Yerinden olanlar ya da kendi adamlarının bazı koltuklara gelmesi için çalışanlar, kendilerine engel gördükleri kişilerin sürekli altına oyma çabası içinde.

Halka hizmet ettiğin önemli,Kime hizmet ettiğin önemli değil.

Zonguldak’ta 30 senedir gazetecilik yapıyorum. Geriye dönüp baktığımda ise bir arpa boyu yol alınmamış. Konuşulan konular bile değişmemiş. Sadece aynı konuları konuşan, aynı cümleleri kuran isimler değişmiş o kadar.
Siz de şöyle bir dünü bugünü biraz düşünün; En basitinden, iki tane alış veriş merkezi olmasa, vatandaşın gideceği bir yeri bile yok. Ne sosyal alanı var, ne de hava alabileceği bir yeri.
Türkiye Taşkömürleri Kurumu’na işçi alınsın diye hep birlikte bir çaba içerisindeyiz. Tabi ki hem Zonguldak, hem de ülkemiz için önemli bir kurum. Modernleştirilerek, daha da güçlü hayatını, enerji de söz sahibi olarak yoluna devam etmeli. 180 küsür yıllık kömür kültürü olan bir şehirde kurum bu noktalarda olmamalıydı.
Ama bunun yanı sıra, yeni istihdam alanları çoktan kurulmalıydı. Sonuç ise ortada. Halen turizmde istihdam sağlayalım, tarımda istihdam sağlayalım, sanayi de istihdam sağlayalım diye projeler ortaya koymaya çalışıyoruz.
Bu zamana kadar bu işlerin bitirilmiş ve hani her fırsatta söylüyoruz ya Cumhuriyet Türkiye’sinin ilk vilayeti olan bu şehrin yöneticileri çok daha farklı konular konuşuyor olmalıydı.
Kemal Sunal’ın, ZÜBÜK isimli filmini herkes bilir. Abartılı bir örnek ile Zübükzade siyaseti yapmaya çalışanlar, şehrin önünü tıkamaktan öteye de gidemediler.

YAKIN TARİH VE MAZERET SİYASETİ!

Bence bir siyasetçide esnaf mantığı olmalı. Niye diye sorarsanız, esnaf hergün daha iyiye doğru, bir adım daha atmaya çalışan kişilerdir. Demek ki bizim geçmişte ki siyasetçilerimizde bir sıkıntı var.
Çok eskiye gitmeye gerek yok. Türkiye’nin ve Zonguldak’ın yakın tarihini kıyaslama yapsak yeterli.
Ak Parti 15 yıldır hükümette. Halkımız siyasi kaos istemiyor. Koalisyon istemiyor bunu net bir şekilde gösterdi.
Bunun yanı sıra da birçok alanda engellenemez şekilde atılım yapıldığı da gerçek. Türkiye genelinde yapılanlardan her yazımda örnek veriyorum ki, Zonguldak buna rağmen neden yol alamadı diye. Bu örnekleri tekrar yazmayacağım.
Eskilerin sığındığı, imkansızlıklar ve yokluklar ülkesi değiliz artık. 15 süredir gözle görülür, elle tutulur ülke olarak gerçekleştirdiğimiz bu atılımın, Zonguldak’a yansıması ne kadar oldu?
15 sene az bir süre değil…
Sorunun cevabını sizlere bırakıyorum.
Özellikle de, bu şehrin geçmişinde görev yapan siyasetçilere.
Elle tutulur olarak şunu yaptık diyebilen varsa, yazımın sonuna mail adresimi ekleyeceğim.
Onları da yine bu sayfalardan yazacağıma emin olun.
Yalnız şunu da ayrı tutuyorum. Son iki senedir bir kıpırdanma çabası içindeyiz. Kabuğumuzu kırmak için zorluyoruz. 15 senedir atılım halinde olan bir ülkenin, 13 senesini boş geçirmiş olan bir Zonguldak’ın rehavetini atıyor olmasını görmek de güzel.
Bir yöneticinin önündeki engelleri mazeret göstermesi değil, o sorunlara pratik çözümler üretmesi gerekir.

2015 yılına kadar mazeret dinledik.
Türkiye ekonomisine her yıl önemli katkılar veren bu şehir, yatırımlardan ise istediğini alamadığının mazeretlerini dinleyip durduk.
Eskilerden hızlı bir örnek vereyim; Kendi isteği ile Zonguldak’a çok önemli bir yatırım yapmak isteyen, dünyaca tanınan bir firmaya neden yer sağlayamadığımız ile ilgili soruya, o dönemki bir siyasetçimizin verdiği cevap dönemin mantığını çok iyi ortaya koyuyor; “Bizi bu konularla darlamayın”
Peki bu şehrin halkı sizi ne gibi konularla darlayacak merak ediyoruz.

BU ŞEHRİN YARININI ÇALIYORSUNUZ!

Türkiye’nin geçmişindeki, mazeret ve vaat etme, umut verme hitabetinden başka bir şey yapamayan, siyasetçiler de şükür ki geçmişte kaldı.
Kaldılar ama onlar halen bunun farkında bile değiller. Halen Zonguldak’ın bugünü ve yarının da yer edinebilmek için boş bir çaba içerisindeler.
Çabaları boş çünkü bir daha o koltuklara gelme şansları yok. Ama yine de günümüz Zonguldak’ına ve halkına halen bilerek ve isteyerek zarar veriyorlar.
Belirli mekanizmaları ısrarla kullanarak, bir şeyler yapmak isteyenleri karalama çalışmaları, bu şehrin yarınından çalma istekleri bir türlü körelmedi. Nasıl bir hırstır bu arkadaş. Zamanında, şehir için bir şeyler yapmak için bu hırslarını kullansalar, halk tarafından beklenen atılımlar, yönetimde mevcut olduğunuz 13 sene içinde fazlasıyla yapılırdı.
Sizin görev yaptığınız 13 sene içinde, Ak Parti’nin aldığı oyları siz aldınız sanıyordunuz. Ama herkesin ve sizin de çok iyi bildiğiniz gibi vatandaşın Recep Tayyip Erdoğan’a duyduğu sevginin yansımasıydı o oylar.
Siz kendinize pay biçtiniz.
Bu şehri rahat bırakın da, yapılmayanları yapmaya çalışanların kafaları az dinlensin. Mahalle kahvesi dedikodusu üretip halen şehrin önündeki engel olduğunuzun farkında değilsiniz ama halk çok iyi bilir.
Bu şehir için bir şey yapmak isteyenleri, her ortamda karalamaktan vazgeçin. Kendi yaptıklarınızı unutup, toplumda içinde kimlerle ne yaptığınızı da herkes biliyor.

[*][*][*][*][*][*][*][*][*][*][*]
ÖZBAKIR VE CUMHURBAŞKANI GÖRÜŞMESİ

Yakın çevrem bilir. Benim siyasi taraf tutmam. Tabi ki seçim zamanları sandığa gittiğimde bir tercih yaparım. Takım tutan taraftar gibi de oy kullanmam. Bu da kendimce bir bakış açısı sağladığına inanıyorum. Elimden geldiğince işimi iyi yapmaya çalışırım.
Dün gece geç saatte olsa elime gelen bilgiler ışığında, Özbakır ve Cumhurbaşkanı’mız Recep Tayyip Erdoğan’ın gün içinde bir görüşme gerçekleştirdiğine dair bir haber yaptım. Gazetemiz baskıya girdiği için, haberi internet sitesinin sorumlusu olan editör arkadaşımıza yönlendirdim.
Neden gerek duydu bilinmez, bir haber sitesi haberimi yalanlama çabası içine düşmüş.
Görüşmede neden fotoğraf yok şeklinde de haberin asılsız olduğuna dair delil sunmuş.
Gelen haberin doğruluğunu ben biliyorum ve aslında habere dikkat edilseydi, altında bir resim daha olduğu da görülürdü.
Görüşmenin gerçek resmi oydu ve bana çok düşük çözünürlükle geldiği ve haber sitesindeki manşet resminin kötü durmaması için, editör arkadaşımdan arşiv resmi kullanmasını, diğer resmi de haberin içinde değerlendirmesini istedim.
Küçük resme takılmayıp, bütünü görmek lazım.
Sağlıcakla…
Email: zonguldak0372@gmail.com

Okunma Sayısı: 3518
YORUM EKLE

banner5

banner4