YENİ YILDAN BEKLENTİLER

HOŞGELDİN 2019

Bugün 2018 yılının son günü.

Gece yarısı 2019 yılına merhaba diyeceğiz.

Yeni yıla yelken açacağız.

Yıllar çabuk geliyor ve geçiyor.

Saatler.

Günler.

Haftalar.

Aylar derken.

Bir yıl bitiyor.

Dünya yeni yılı ‘’NOEL ‘’olarak kutluyor.

Bizler ise yeni bir yılın başlangıcı.

Bir yılın bitişi olarak kutluyoruz.

2018’e güle güle.

2019 yılına hoş geldin diyoruz.

Hristiyan âlemi Aralık 25’inden bugüne tatilde.

Resmi tatil.

Tüm devlet daireleri.

Resmi kuruluşlar.

Özel kuruluşlar.

Tatilde.

Onlar için bayram.

Ülkemizdeki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan Hristiyan halkımızın da bayramını kutluyoruz.

Bizler için yeni yıl kutlaması.

Ülkemiz olarak bizde yılın son günü çalışılıyor.

Mesai bitimine kadar.

Daha sonra ise eğlence eşliğinde.

Veya konutlarda.

Birlik ve beraberlik içerisinde.

Yeni yıl kutlanıyor.

Bir yıl bitiyor.

Yeni bir yıla merhaba deniliyor.

Türkiye Cumhuriyetin kuruluşundan bugüne yeni yıl bu şekilde kutlanıyor.

Ertesi günde tatil ilan edilmiş.

Cumhuriyetimize uygun bir şekilde yeni yılımızı kutluyoruz.

Kutlamalıyız.

Müslüman bir toplum olarak.

İnandığımız inanç değerleri tabi ki birinci önceliğimizdir.

Bununla birlikte yeni yıl bana her zaman heyecan vermiştir.

Heyecan vermeye de devam edecektir.

Hoş geldin 2019.

YENİ YILDAN BEKLENTİLER (1)

Yeni yıla gireceğimiz saatler kala.

Ülke olarak tabi ki büyük hedeflerimiz var.

Coğrafyamız o kadar çok büyük denklemli ki.

Hangi birini anlatalım.

Yazalım.

Bulgaristan ve Yunanistan (AB) üyesi oldu.

Biraz daha medeniyetle yol alıyorlar.

NATO üyesi oldular.

Daha kontrol edilebilir durumdalar.

Ermenistan ise bugünlerde duruldu.

O küçücük ülke dünyada pek çok konuda başımızı ağrıtıyor.

Zaman kaybı yaşatabiliyor.

Dağlık Karabağ ile bizlere sorun olabiliyor.

İran.

Bölgede rekabet içerisinde olduğumuz bir ülke.

Yüzerce yıldır sınırımız bozulmamış bir ülke.

Ve bu ülke ile rekabet içerisinde de olsa yürüyoruz.

İran bugün için 40 yıldır bir ambargo ülkesi.

Buna rağmen ayakta.

Kendi yağı ile kavruluyor.

Petrol zengini.

Doğalgaz zengini.

Halkı ise çok da mutlu değil.

Veya İran çok güçlü olsaydı.

Ne olurdu?

Bilemiyorum.

Bildiğim 80’li yıllarda,

IRAK/İRAN savaşında tam sekiz yıl, bir galip devlet göremedik.

İran dediğim gibi devasa bir ülke.

O dönemler.

Savaş gücü çok da yoktu.

Bugün ise kendi ölçeğinde silahlı gücü olduğunu da biliyoruz.

İran bizim açımızdan hem vazgeçemeyeceğimiz,

Hem de ambargo ülkesi.

Ambargo ile devamı bizim için iyi mi?

Kötü mü?

Onun kararını vermek gerekir.

Kötü, petrol sevkinde bağımlıyız.

İyi, ürünlerimizi bir şekilde ihracat ediyoruz.

Ne dersek diyelim.

İran teknoloji olarak her yönden bizden en az 30 yıl geride.

Devam edersek.

IRAK.

Parçalı bulutlu bir yapıya sahip.

Kendini zor koruyor.

Başkent Bağdat hakimiyeti var.

Tüm sınırlarına hakim diyebilir miyiz?

Amerika ile kerhen.

Irak için halen daha misak-ı milli sınırlarımız dahilinde olan.

MUSUL ve KERKÜK vilayetlerini almamız gerektiğine inanıyorum.

Çünkü o iller bizim için çok önemli.

Bugün veya yarın.

Olmalı.

Suriye.

Tamamen parçalanmış bir durumda.

Konumda.

Şam merkezli hükümet.

RUSYA sayesinde ayakta.

Suriye ne kadar çok bilinmeyenli denklem.

Bugün ELBAP ile ülkemiz orada varlığını hissettirdi.

Fırat Kalkanı ile buradayım dedi.

AFRİN ile varlığımızı perçinleştirdik.

Şimdi MEMBİÇ.

RAKKA.

Fırat’ın doğusu.

Daha çok işimiz var.

Ama Allah’ın izni ile bitireceğiz.

Komşularımızın ne kadar istikrarsız olduğunu ifade ediyorum.

Bugün bizim Suriye’de bu hamlelerimize.

Hemen BAE.

BAHREYN.

Büyükelçiliklerini sekiz yıl sonra açarak cevap verdi.

Hayırdır diyesim geliyor.

Şimdiye kadar neredeydiniz.

Neyse.

Suriye toprak bütünlüğü.

Bizim için önemli.

Bununla birlikte.

Kendi öz güvenliğimiz daha çok önemli.

Gerekirse.

Suriye 915 Km.’lik sınırda.

Güvenlik koridoru.

İçeriye 50 Km. girerek.

Ve sınır boyunca olmak üzere bir alanı,  yüz ölçüm olarak kontrol altında tutmalıyız.

Bu alana ülkemizdeki beş milyon Suriyeli sığınmacıyı yerleştirmeliyiz.

Orada hayatlarına devam ettirmeliyiz.

Mücadelelerine olanak sağlamalıyız.

Vatanlarına dönmelerini teşvik etmeliyiz.

Bizim can güvenliğimiz altında.

Ve son olarak.

UKRAYNA.

RUSYA.

Her iki ülke ile çok güçlü ilişkilerimiz var.

Ukrayna ile kimlik ile giriş-çıkış yapabiliyoruz.

Pasaport konusu halledilmiş durumda.

Yakında AB üyesi olursak.

Tüm Avrupa’ya yayılacağız.

Hem de pasaportsuz.

Bununla birlikte.

Keşke tüm komşularımız ile güven esası sağlansa beraber yürüyebilirsek.

Komşularımıza kendi eksenimizde AB topluluğu gibi bir oluşum yaratabilsek.

Alışveriş yapabilsek.

Birbirimize güvenle gidebilsek ve gelebilsek.

Bugün etrafımızdaki komşularımızın imrendiği bir Türkiye var.

İnşallah komşularımız da devlet ciddiyeti daha yol alıcı olacak.

Demokrasi ile yönetilecekler.

Halkın oyları ile iktidar olacaklar.

Kapalı kutu değil.

Açık ve şeffaf yönetim olmalı.

Bazen düşünüyorum.

Türkiye komşuları Almanya, Fransa, İsviçre,  İtalya gibi olsaydı.

Ne olurdu?

Bizde heyecan bitmez.

Çok sükûnet de olmaz.

Bize hep adrenalin gerek.

Hep adrenalin.

Yüzyıllardır bu şekilde gelmişiz.

Bundan sonra da bu şekilde yol alacağız.

Coğrafyamız.

Tam bir köprü.

Bu köprünün de patronu biziz.

Bundan sonra da olmaya devam edeceğiz.

İlk önce dünyada ilk on ekonomi arasına gireceğiz.

Sonra G7’de yerimizi önemle alacağız.

Yarın yeni yıldan beklentiler (2) Zonguldak.

 

Okunma Sayısı: 1129
YORUM EKLE

banner26

banner12

banner4