MAKZON NEREYE KOŞUYOR?

MAKZON hikayesi.
Çok yeni.
Çok taze.
Çok hızlı gelişti.
Büyüdü.
Serpildi.
Önce iyi anlatılamadı.
Sonra anlatılmaya çalışıldı.
Kafalarda soru işareti kaldı.
Bu durum ve konum giderilemedi.
MAKZON.
Bir önceki valimiz Erdoğan Bektaş’ bu projenin üzerinde çok ısrarla duruyordu.
Üniversiteden bir çırpıda bu yerin hepsinin tahsisini bile almıştı.
Karşılığında çok donanımlı.
Akıllı bina.
Cam giydirme.
Çevreye uygun TEKNOPARK hizmet binası yapılacaktı.
Projeyi bile görmüştük.
Evet.
MAKZON.
Israrla istenen.
Talep edilen.
Bu anlamda dernek bile kuruldu.
Maden sanayine hizmet edecek.
Maden sanayinin ürünleri burada hayata geçecek.
İhraca yönelik  çalışacak.
İç piyasaya verilecek.
Merkez atölyesi şeklinde bir sanayi hayata geçecekti.
Önceki valimiz Bektaş derdi ki.
Bu projeyi tamamlandığımda.
Hayata geçtiğinde .
Zonguldak’ ta bir proje  tamamladım diyebileceğim, sözlerini ısrarla ifade etmişti.
Ama tabi ki olmadı.
Süreç sonrası zayıf giden durum ve konum.
MAZKON’ a bugün adına yargı dur dedi.
Tabi ki süreç devam ediyor.
Büyük hayal.
Hedef.
Vizyon.
Biraz sıkıntılı sürece girdi.
Hayal kırıklıkları sürüyor.
Aslinda MAKZON adına.
Zonguldak Valiliğimiz.
Belediye .
TTK.
İl özel idaresi.
BEÜ.
ZTSO.
Esnaf odaları.
 Hepsi projenin bir şekilde içerisinde.
Bir çok kamu kurum ve kuruluş var.
Özel sektör var.
 Var da var.
Zonguldak’ın dinamik kadrosu burada.
Ama yapılan bir itiraz.
Mahkemeden şimdilik döndü.
Süreç durdu.
Devamında itirazlar var.
Yargı adına ikinci aşama başlıyor.
Henüz her şey bitmedi.
MAKZON ne dersek diyelim tam anlamı ile anlatılamadı.
Anlatılırken de geç kalındı.
Halen daha insanların aklında şüphe devam ediyor.
Şu söz çok acıtıcı.
Kimsenin MAKZON umurunda değil.
Herkes arsaya.
Yere .
Hevesli.
Talipli.
Orasını  bölgeyi ele geçirmek isteniyor.
Sözleri olmuyor.
Herkes birbirinin yüzüne bakıyor.
Bu sözler eğer doğruysa ispata davet edilir.
Eğer dedikodu ise.
Zonguldak’a yazık oluyor.
MAKZON sanayi şehrinde yeni bir sanayinin öncülüğünü yapacaktı.
Çevreye uygun projelerle.
Önce bin sayısında istihdam.
 
Sonra rakamlar artabilir.
Gelecek 30 yıl burada şekillenecekti.
Bakalım biraz fren var.
Belediye başkanı Alan üzgün.
İli adına üzgün.
TSO Başkanı  Demir, daha her şey bitmedi.
Hukuki süreç sürüyor.
İtirazlarımız  var.                                                                    
Sonucu bekleyeceğiz derken.
Halen daha umudunu koruyor gördüm.
 MAKZON gerçekten artık yavaş yavaş çok daha iyi anlaşılıyor.
Mahkeme kararı bir çok kesimde üzüntü ile karşılandı.
Bunu da gözlemledik.
Bakalım yargı devamı nasıl şekillenecek.
Tüm itirazlar yapılacak.
Hiç unutmuyorum.
Sene 2008 .
Lavuar alanı yıkımı yapılıyor.
Şehre nefes aldıracak bir projeye hayata geçiyor.
Taşın altına elini TTK koydu.
Genel müdür Dağdelen koydu.
Tüm hızı ile lavuar alanı yıkılırken.
Bir kısım oyunbozanlar.
Yıkımı durdurma mücadelesi verdi.
Koruma kuruluna itiraz.
Ülkenin çeşitli yerlerinden 17 il mimarlar odası temsilcisi Zonguldak’ ta toplandı.
İtiraz kararı verildi.
Endüstri mirası sayılsın diye uğraşıldı.
1950 yılında Rusların yaptığı lavuar tesisi endüstriyel miras yapılmak istendi.
Kısmen başarıldı.
Yıkım ama bitmişti.
Burada amaç aslında.
Zonguldak merkezde ki bir kısım zenginlerin arsalarının.
İşyerlerini.
Kirasının düşmemesiydi.
Sadece onlara ait bir çarşı merkezi kalsın isteniyordu.
Amaç Zonguldak değil.
Amaç cebini düşünen bir kesimin memnun olmasıydı.
Edilmesiydi.
Sonuç bugün için lavuar alanına tam 12 yıl çivi çakılamadı.
Zonguldak bu alanı sadece konuştu.
Konuştu.
Şimdi  ise lavuar alanı yapılıyor.
Proje sadece revize adına koruma kuruluna gitti.
On ayda geldi.
Varın gerisini siz düşünün.
Ülkemizde inşaat sanayi almış başını gidiyor.
Yetmiş milyon( KDV) dahil ihale edilen proje.
Bakalım masrafını karşılayacak mı?
İnşallah yüklenici firma teminat mektubunu yakmaz.
Yoksa tüm hayaller suya düşer.
Her zaman söylerim.
Keşke lavuar alanı Acılık iş merkezi gibi ticari işyerleri olsa.
Kısmen var.
Daha da yayılsa.
Ne iyi olur.
Bakalım yakında gelişmeleri izleriz.
Yazarız.
Köprü altı esnafı buraya yerleşecek düşüncesindeyim.
Devamla.
MAKZON’ a ne oldu?
Neler olmadı kı,
Son durum bu şekilde.
MAKZON bakalım  yaşayacak mı?
Yoksa sona erecek mi?
Çözüm bulunacak mı?
Sanayi  kentinde turizm yapalım.
Turizmin içini dolduralım.
Bununla birlikte sanayimizi yaşatalım.
Yeni sanayiler kuralım.
Üzülmez bölgesi.
Asma.
Kömür merkezi.
Kamu kuruluşlarının hizmet binası.
Kok fabrikası.
Maden ocakları.
Üzülmez kültür tabiat  parkı.
Maden müzesi. Eğitim ocağı.
Bakınız nasıl sanayi ile turizm iç içe olmuş.
Böyle devam edebilir.Lütfen biraz sağduyu
Şimdilik nokta.
 
 

YORUM EKLE

banner5

banner41

banner47

banner4

banner46

banner48