Kayıp muhasebeci davasında sır perdesi aralanamadı

İki yıl önce kayıp ihbarı verilen ve hâla bulunamayan muhasebeci Mevlüt Bilen davasında sır perdesi aralanamadı.

Kayıp muhasebeci davasında sır perdesi aralanamadı
 Zonguldak’ta, iki yıl önce kayıp ihbarı verilen ve hâla bulunamayan muhasebeci Mevlüt Bilen davasında sır perdesi aralanamadı. Davada, tanık akraba Nurcan Bilen ‘Boşuna çırpınma kurtulamazsın’ diyen erkek sesini duyunca yengem ile güreş ediyorlar, şakalaşıyorlar zannettim. O sebeple fazla üstünde durmadım. ‘Boşuna çırpınma kurtulamazsın’ diyen erkek sesini tanıyamadım, sesin Mevlüt’e ait olup olmadığını anlayamadım” dedi. 

Kdz. Ereğli ilçesinde, iki yıl önce muhasebecilik yapan eşi Mevlüt Bilen’i öldürdüğü ve ardından da kayıp ihbarında bulunduğu iddia edilen Ayşe Bilen ve gönül ilişkisi yaşadığı öne sürülen Numan Bekar’ın yargılamasına devam edildi.

Tutuklu sanıklar ile olayda yer alan çocukları mahkemede ifade verdi. 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, iki yıl boyunca izine rastlanılmayan Mevlüt Bilen’in çocukları M. Bilen, M. Bilen, M. Bilen ve tutuklu sanık Numan Bekar’ın oğlu O. Bekar da hazır bulundu.



“BABAMIN ÖLDÜĞÜNE İNANMIYORUM”

Öldürüldüğü iddia edilen ancak cesedine dahi ulaşılamayan Mevlüt Bilen’in kızı M. Bilen, duruşmada babasının kendilerine iyi davranmadığını öne sürerek şöyle dedi:

“Babamın öldüğüne inanmıyorum. Babam bizlere iyi davranmazdı. Sarhoşken yanımızda çırılçıplak dolaşacak kadar bilincini kaybediyordu. Bana tüfek çekip, ‘Senin ölümün benim elimden olacak’ derdi. Babam bize ‘Kendimi öldüreceğim, cesedimi bile bulamayacaksınız. Maaşımı yedirmeyeceğim size’ derdi. Bu nedenle intihar ettiğini bile düşündüm.”

Mahkeme başkanının önceki ifadeleriyle şimdiki ifadesinin çeliştiğini sorması üzerine M. Bilen, “Şenol adındaki polis, diğer kardeşlerim ve annem ile cezaevine gireceğimizi söyleyip psikolojik baskı yaptı. Poliste okunan ifademi baskı altında verdiğimden kabul etmiyorum” diye cevap verdi.



“ŞAKALAŞIYORLAR ZANNETTİM”

Olayın tanıklarından Mevlüt Bilen’in kardeşinin eşi Nurcan Bilen ise olay günü duyduğu konuşmaları anlattı. Yengesi Ayşe Bilen ile eşinin ağabeyi Mevlüt Bilen’in konuşmalarının küfürleşmeye döndüğünü öne süren Nurcan Bilen, sözlerine şöyle devam etti:

“Eşimin ağabeyi Mevlüt ile eşi Ayşe’nin konuşmalarını duydum. Mevlüt ‘Ayşe git, Ayşe git’ diye tekrarlıyordu. Yengem Ayşe de, ‘Mevlüt neden böyle yapıyorsun, kalsam suç, gitsem suç’ dedi. Bu konuşmalar yatak odasında oluyordu. Sonra birbirlerine küfretmeye başladılar. Sonra yengem ‘Bak Mevlüt seni boğarım’ dedi. Bende birbirlerine bir şey yapacakları düşüncesi ile eşimin yanına gittim. Alt katta kavga olduğunu söyledim. Eşim de ağabeyini aradı, telefona yengem çıktı. Eşimin bahsettiğine göre yengemin sesi nefes nefeseymiş. Telefonda yengem eşime ağabeyinin uyuduğunu söylemiş. Sonra eşim de bana ‘Git yat’ dedi. Tekrar yatak odasına gidip uyumaya çalıştım. Fakat sesler bitmemişti. Ağabeyim Mevlüt’ün sesi hani birinin ağzını kapatırsınız, boğmaya çalışırsınız, kesik kesik inilti şeklinde ve yatağa eliyle vuruyormuş gibi sesler geliyordu. Sonra bir erkek sesi duydum. O ses ‘Boşuna çırpınma kurtulamazsın’ diyordu. Bende pek aldırış etmedim, belki barıştılar ağabeyim Mevlüt, yengeme ‘Boşuna çırpınma kurtulamazsın’ şeklinde sözler söylüyor zannettim.”



KÜMESİN KAPISI ŞÜPHELENDİRDİ


Eşinin ağabeyi Mevlüt Bilen’in her sabah kümesin kapısını açarak tavukları dışarı çıkardığını ancak olayın ertesi gününde kapının açılmadığını görünce şüphelendiğini söyleyen tanık Nurcan Bilen, sözlerine şöyle devam etti:

“Bizim tavuklarımız var evin orada. Oğlum sünnet olduğu için ben aşağıya inemiyordum. Kayınvalidem, tavukları Mevlüt’e tembih etmişti. Bu sesleri duyduğumda pazar gecesiydi. Ertesi günü sabah 08.30-09.00 arası kalktığımda tavukların kümesi henüz açılmamıştı. Yarım saat kadar bekledim. Yine açan olmayınca ben aşağıya indim. Tavukları serbest bıraktım. Olayın olduğu gün pazar günü ikindi ezanından sonra kayınvalidem köye gitmişti. Daha önce kayınvalidem köye gittiğinde tavukları Mevlüt’e emanet ederdi. O da tavuklar ile ilgilenir bakardı. Hiç tavuklara ihmalkar davranmazdı. O yüzden belki bu sefer biraz uyuyakalmıştır diye bir müddet çıkıp tavuklara bakmasını bekledim. Fakat çıkmadı. Ertesi gün öğle civarında kızımı okula götürmek için çıktım. O saate kadar evdeydim. Mevlüt’ün sesini bu süre içerisinde hiç duymadım. Kendisini de hiç görmedim. Mevlüt, muhasebe işi yapardı. Muhasebe işi olduğunda evden çıkardı. Kalan zamanlarda evinden çıkmazdı. İşi zaten evdeydi. Dışarıda bürosu yaptı. Mevlüt, normal zamanlarda evlerinin içini, aile hayatlarını çok bilmem ama yengemi veya söylediklerini yapmayan kızlara bağırırdı. Sesi gelirdi. O gün uyumadan önceki seslerden sonra bir daha Mevlüt’ü görmedim ve sesini duymadım. ‘Boşuna çırpınma kurtulamazsın’ diyen erkek sesini tanıyamadım, sesin Mevlüt’e ait olup olmadığını anlayamadım.”

Olayın tanığı Nurcan Bilen’in ifadeleri üzerine söz alan sanık Ayşe Bilen ise “Bizim eşimizle sürekli tartışmamız olurdu. Aile apartmanı olduğundan her tartışmaya aşağıdan veya üst kattan birileri çıkar gelirdi. O akşam tanık Nurcan madem tartışmayı duymuş, ne için çıkıp gelmemişler’ dedi. Tanık da cevaben “Telefonla eşim aradığında bize ağabeyin sızdı, uyuyor” yanıtını verdi.

Duruşmada iddia makamı ise maktulün cesedine, tüm araştırmalara karşın ulaşamamasına görülmekte olan davanın en somut kanıtı ile ilgili belirsizliğin sürmesine tutuklulukla geçen süreye göre tutuklu sanıkların mevcut kanıt durumuna göre salıverilmesine karar verilmesini talep etti.

Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı 20 Ocak 2015 tarihine ertelendi. Cinayete yardım ettiği iddia edilen Numan Bekar’ın ise başka suçtan dolayı cezaevinde olduğu öğrenildi.
Güncelleme Tarihi: 17 Ekim 2014, 13:09
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER