KOÇ´TAN TEPKİ

KOÇ´TAN TEPKİ
Eğitim -Sen Kdz. Ereğli Şube Temsilcisi İbrahim Koç,  Hiçbir baskı ya da gözaltının kadın mücadelesini yükseltmelerini engelleyemeyeceğini bildirdi.
Koç konu ile ilgili olarak yaptığı yazılı açıklamada, 13 Şubat günü Konfederasyon ve Sendikalarımızın yöneticisi ve üyesi olan on beş kadının gözaltına alınmasını eleştirerek şu görüşler yer verdi:

&[#]8220;Arkadaşımız gözaltına alındı. Kadına yönelik şiddetin ve cinayetlerin her geçen gün arttığı, açlığın ve yoksulluğun faturasını büyük oranda ödeyen kadınlarımızın haklarının savunulmasını önemli bir görev olarak kabul eden KESK&[#]8217;li kadınların, 8 Mart Dünya emekçi kadınlar günü eylem ve etkinlikleri öncesi gözaltına alınmaları bir tesadüf olamaz. Buradan bir kez daha ifade ediyoruz: Hiçbir baskı ya da gözaltı kadın mücadelesini yükseltmemizi engelleyemeyecektir.

KESK, dün olduğu gibi, bugün ve gelecekte de kamu emekçilerinin hiçbir kesimini dışlamadan, onların çıkarları doğrultusunda mücadelesini sürdürmeye kararlıdır. Yurttaşlar fatura ve vergi ödemelerini geciktirdiğinde çeşitli oranlarda gecikme cezası uygulayan hükümet, kamu emekçilerinin ücret artışlarının gecikme süresini dikkate alarak, olağan ücret artışının yanı sıra tüm kamu emekçilerine gecikme zammı yapmalı, 4688 sayılı yasada yapılması düşünülen değişikliklere ilişkin önerilerimizi mutlaka dikkate alarak, grevli toplu sözleşme hakkımızın önündeki bütün engelleri kaldırmalıdır. Konfederasyonumuz ve bağlı sendikalarımıza yönelik baskılar son bulmalı, gözaltına alınan arkadaşlarımız serbest bırakılmalıdır.

Kamu emekçileri ilk kez 2012 yılının ikinci ayında da zamsız maaş alıyor. Geçtiğimiz ay sadece 2.68’lik enflasyon farkı ödenen 2 milyonu aşkın kamu emekçisi ve 1 milyon 800 bin emekli, bugün yine zamsız maaş almak zorunda kalmıştır.  Maaşlarımıza ancak günlük bir simit almaya yetecek kadar enflasyon farkı zammı yapan AKP iktidarı, yaptığı Anayasa değişikliğinin gereği olarak çıkarması gereken toplu sözleşme yasasını geçen 18 ayda hala Meclisten geçirmeyerek maaş zamlarımızı sürekli ertelemekte ve sonuçta milyonlarca kamu emekçisini ve ailelerini mağdur etmektedir.
Bakanlar Kuruluna gönderilmesinin üzerinden 4 ay geçen yasanın hala bir türlü çıkmamasının sorumlusu, yoksulluk sınırının altına itilen milyonlarca kamu emekçisi mi, yıllarca kamuda çalışmış ve üç kuruş parayla geçimlerini sağlamaya çalışan emekliler midir? Yoksa işine geldiğinde kamu yönetimini alt üst eden onlarca KHK’yı ve milletvekili emeklilik maaşlarını fahiş oranda artıran yasayı bir gecede çıkaran AKP iktidarı mıdır?
Kamu emekçileri, emekliler ve onların aileleri ücret zammı ve diğer konulardaki gecikme nedeniyle ciddi mağduriyetler yaşamaktadır. Bizler günü gelen faturamızı bir gün geciktirdiğimizde,  bizlerden fatura bedeli üzerine “yasal faiz” işletilerek fatura tahsili yapılmaktadır. Ancak fatura ve vergi ödemelerinde hassas olan hükümet, aynı hassasiyeti ülkenin dört bir yanında kamusal hizmetleri yerine getirmek için çalışan kamu emekçilerinin ücret ve sosyal hakları konusunda göstermemektedir. Ekonominin sürekli büyümesiyle övünmeyi artık gelenek haline getiren AKP hükümeti, sıra büyümeden pay isteyen kamu emekçilerine geldiğinde “bütçe dengesi” bahanesinin ardına sığınmaktadır. Kamu emekçilerine yıllardır % 3-4 gibi sadaka zammını toplu görüşme oyunuyla reva gören hükümet, aylardır zamsız maaşa da kamu emekçilerini alıştırmaya çalışıyor.

KESK, Grev hakkımızın yasal teminat altına alındığı özgür bir Toplu Sözleşme düzeni talep etmektedir. Bunun için örgütlenme özgürlüğünün önündeki bütün engellerin kaldırılmasını, aynı işyerinde çalışan tüm emekçilerin aynı sendikalara üye olabilmesini, toplu sözleşmenin kapsamının ekonomik, demokratik, mali, sosyal ve özlük haklarımızı kapsayacak biçimde genişletilmesini ve her sendikanın üyeleri adına toplu sözleşme yapabilmesini savunmaktadır. Kamu emekçilerinin haklarını yirmi beş yıldır her koşulda savunan KESK, yıllardır birçok baskıya maruz kaldı. Son dönemde Meclis’teki 4688 sayılı yasa taslağına karşı ülke genelinde eylem ve etkinliklerimizi sürdürürken hem hükümet hem de yandaşları tarafından çeşitli baskı ve karalamalarla mücadelemiz gölgelenmeye çalışılıyor. Bugüne kadar baskı ve yasaklarla engelleyemedikleri mücadelemizi, bizlere yönelik adli ve siyasi baskılarla zayıflatmaya çalışmaktadırla

 

 

Güncelleme Tarihi: 16 Şubat 2012, 17:14
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER