‘SİVAS HALA YANIYOR’

Zonguldak’ta gerçekleştirilen ‘Sivas Hala Yanıyor’ konulu söyleşide konuşan CHP Denizli Milletvekili İlhan Cihaner, Türkiye’de toplumsal mücadelenin en önemli eksenlerinden birisinin gerçek ve sahici bir laikliğin olduğunu vurguladı.

‘SİVAS HALA YANIYOR’
gundemeregli.com- Türkiye Maden Mühendisleri Odası (TMMOB) Zonguldak Şubesi salonunda gerçekleştirilen söyleşiye çok sayıda davetli katıldı. TMMOB Zonguldak Temsilcisi Erdoğan Kaymakçı’nın yönettiği söyleşide, Eğitimci-Yazar Ali Balkız da Sivas’ta bulunan Madımak Oteli’nde yaşanan olayların tanığı olarak yaşadıklarını aktardı.
Madımak Oteli’nde yaşananların görüntülerinden oluşan filmin gösterildiği salonda, CHP Denizli Milletvekili İlhan Cihaner de Sivas olaylarıyla ilgili olarak zaman aşımı sürecini değerlendirdi. Cihaner, “Sivas katliamının zaman aşımıyla ilgili tartışmaları genellikle iki ayrı eksende ele alınıyor. Birisi ceza yasasındaki değişen yasalarda göz önünde bulundurulduğunda, her bir suça ön görülen bir zaman aşımı süresi var. Bir de cezalara görülen bir zaman aşımı süresi var. Bu zaman aşımı süresi 20 yıldı, önceki ceza yasasında. Kesintilerle beraber yarı oranında ekleniyordu. En ağır suç için öngörülmüş zaman aşımında. Bu süre dolunca da dava takip edilemez, ceza da infaz edilemez hale geliyordu. Bunun zaman aşımına uğramaması gerektiği yönünde de çok güçlü hukuki tezler gündeme geldi. İnsanlığa karşı suç, Avrupa İnsan hakları sözleşmesinin ilgili maddeleri gereğince eğer insanlığa karşı işlenmiş bir suçsa bunun ulusal hukukta zaman aşımına ilişkin bir süre sınırı olsa bile zaman aşımına uğramayacağı yönünde bir takım kararlar var. Ona dayanarak bizde de bu uygulamanın olması gerektiği yönündeki bu iki tez tartışıldı. Ama maalesef ya hem ilk derece mahkemesi bu tezi yerinde bulmadı” diye konuştu.
Hatırlama ve yüzleşme kavramlarının önemli olduğuna dikkat çeken Cihaner, şöyle dedi:
“Sivas davası ve benzer davalarda orada olanlar açıkça bir katliamdır. Özellikle olayı bizzat yaşayan Balkız’ın anlattığı polisin ve jandarmanın nasıl duyarsız davrandığını, devletin karar mekanizmasındaki kişilerin nasıl duyarsız davrandığını çok net bir şekilde ortaya koyabiliyoruz. Bu katliam yaşandığından bu yana her yıl neredeyse aynı başlıklar, aynı çarpıcı sözler, pankartlar görüyoruz. ‘Sivas’ın Işığı Sönmeyecek’, ‘Madımak Halen Yanıyor’ gibi. Aradan 20 yıl geçmiş olmasına rağmen niye hala bu manşetler atılıyor. Niye halen bu acı dinmiyor da her seferinde daha fazla artıyor. Bu bence iki kavramı göz ardı ettiğimizden kaynaklanıyor. Bunlardan mutlaka hukuk çerçevesinde hesabını sormamız lazım. Aksi takdirde bundan 20 yıl sonra da benzer olayları yaşayacağız. 20 yıl sonra da ‘Sivas’ın Işığı Sönmeyecek’ diyeceğiz. Bu hatırlamanın ve yüzleşmenin çok önemli olduğunu, aksi takdirde benzer olayların çok fazla yaşanacağı, o zihniyetin başka başka alanlarda tezahür edeceğini söylemek istiyorum. Sivas ile ilgili Madımak katliamı ile ilgili tartışmalar da laikliğin mutlaka öneminin vurgulanması gerekir. Türkiye’de eğer laiklik geriletilirse, nasıl bir Türkiye gerçekleşeceğini, bu tarz olaylardan çok ders alarak kafamızda canlandırmamız gerekir. Onun için Türkiye’de şu anda toplumsal mücadelenin en önemli eksenlerden birisinin gerçek, sahici bir laiklik olduğunu vurgulamak istiyorum. Dil ve vicdan hürriyetinin güvencesi olarak laikliği, hem de farklı dil ve inançlara eşit davranan bir devletin hayata geçmesi için laiklik ilkesi çok önemlidir.”
Söyleşi, soru cevap şeklinde sona erdi.
Güncelleme Tarihi: 05 Temmuz 2013, 10:20
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner5

banner41

banner47

banner4

banner46

banner48